15 Haziran 2026 - Pazartesi

Zor Olan Otçu Şenliği’ni Yapmak Değil, Sahip Çıkmak

Siyasi beklentisi olanlar, makam bekleyenler, söz sahibi olmak isteyenler neredeydi? İş yükü paylaşılırken neden ortada yoklardı? Belki bazıları bu sözlerden rahatsız olacak.

Yazar - FATİH MUHCU
Okuma Süresi: 3 dk.
FATİH MUHCU

FATİH MUHCU

fatihmuhcu@hotmail.com - 05462369940
Google News

İstanbul Ağasar Otçu Şenliği bir kez daha geride kaldı.

 

Bu yıl şenliğe dışarıdan bakan biri olarak değil, hazırlık sürecinde Otçu Komisyonu içerisinde görev alan biri olarak katıldım. Ve itiraf etmeliyim ki işin mutfağına girince birçok şeyi daha net görüyorsunuz.

 

Yıllardır Şalpazarı Dernekler Federasyonu (ŞALFED) çatısı altında düzenlenen Otçu Şenliği, sadece bir eğlence programı değildir. Bu organizasyon; Ağasar’ın, Şalpazarı’nın ve gurbette yaşayan binlerce hemşehrimizin ortak kültürünün, ortak hafızasının ve ortak değerlerinin yaşatıldığı önemli bir buluşmadır.

 

Ancak yıllar geçtikçe dikkat çeken bir gerçek var:

 

Bu değere sahip çıkanların sayısı azalırken, eleştirenlerin sayısı artıyor.

 

ŞALFED sayesinde yıllarca çeşitli görevlerde bulunanlar, çevre edinenler, makam ve mevki sahibi olanlar oldu. Peki federasyonun zor günlerinde kaç kişi çıkıp “Bir ihtiyacınız var mı?” diye sordu?

 

Kaç kişi “Bu yükü nasıl paylaşabiliriz?” dedi?

 

İşte asıl sorulması gereken soru budur.

 

Açık konuşayım…

 

Geçmiş yıllarda eleştirenlerin arasında ben de vardım. İmkânların daha geniş olduğu dönemlerde zaman zaman haber sayfamdan “Yapamıyorsanız bırakın, biz yapalım” dediğim de oldu.

 

Çünkü o günlerde birçok iş bir telefonla çözülebiliyordu.

 

Sahne için bir telefon…

 

Afiş için bir telefon…

 

Çadır için bir telefon…

 

Birileri arıyor, birileri destek oluyor ve işler yürüyordu.

 

Bugün ise şartlar çok farklı.

 

O telefonların ucundaki insanların bir kısmı artık aramızda değil. Bir kısmı ise ne yazık ki elini taşın altına koymak istemiyor.

 

Hal böyle olunca koskoca organizasyon birkaç fedakâr yönetici, birkaç duyarlı dernek ve sayılı gönüllünün omuzlarında yükselmeye çalışıyor.

 

Ve bu yıl o omuzların arasında biz de vardık.

 

İşin içine girince gördüm ki dışarıdan konuşmak gerçekten kolaymış.

 

Eleştirmek kolaymış.

 

Asıl zor olan; kısıtlı imkânlarla, sınırlı destekle ve az sayıda insanla bu organizasyonu ayakta tutabilmekmiş.

 

Eksikler oldu mu?

 

Elbette oldu.

 

Daha iyisi yapılabilir miydi?

 

Mutlaka yapılabilirdi.

 

Ancak bütün eksiklere, bütün imkânsızlıklara ve bütün yalnızlığa rağmen Otçu Şenliği gerçekleştirildiyse, bunun arkasında samimiyetle çalışan insanların emeği vardır.

 

Burada bir başka gerçeği de söylemeden geçemeyeceğim.

 

Yıllarca şu ya da bu şekilde ŞALFED’de görev almış, federasyonu temsil etmiş, söz sahibi olmuş birçok isim vardı. Ancak bu yıl düzenlenen Otçu Şenliği’nde eski federasyon başkanları arasında yalnızca Köksal Durmuş’u gördüm.

 

Otçu Şenliği bahane kabul etmez.

 

Bu kültüre karşı hepimizin sorumluluğu vardır.

 

Yıllarca temsil ettiğiniz yapıya karşı bir vefa borcunuz yok muydu?

 

Siyasi beklentisi olanlar, makam bekleyenler, söz sahibi olmak isteyenler neredeydi?

 

İş yükü paylaşılırken neden ortada yoklardı?

 

Belki bazıları bu sözlerden rahatsız olacak.

 

Ama gerçek bazen rahatsız eder.

 

Şimdilik bu kadar.

 

Kalın sağlıcakla…

 
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları