Ahlaksızlığın Partisi Olmaz
İnsan düşünmeden edemiyor: İnsanlar mı tuhaf, yoksa ben mi fazla hassasım?

FATİH MUHCU
fatihmuhcu@hotmail.com - 05462369940
Ahlaksızlığın Partisi Olmaz
Ahlaksızlığın partisi olmaz.
Olmamalı da…
Yıllardır görüyoruz; kimi zaman bir siyasetçi, kimi zaman toplumda söz sahibi bir isim…
Yaptıklarıyla değil, yaptıkları yanlışlarla gündeme geliyorlar.
Daha da acı olan ne biliyor musunuz?
Toplumun buna verdiği tepki…
İzliyoruz… görüyoruz…
Tepki koymak yerine sahiplenenleri görüyoruz.
Yanlışa “yanlış” demek yerine,
“Bizimkine dokunma” diyenleri görüyoruz.
İnsan düşünmeden edemiyor:
İnsanlar mı tuhaf, yoksa ben mi fazla hassasım?
Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşla sohbet ederken konu siyasete geldi.
“Bizim taraftan olunca konuşuluyor, diğer taraf yapınca kimse ses çıkarmıyor” dedi.
İşte asıl mesele tam da burada başlıyor…
Ahlaksızlığın “bizim tarafı”, “sizin tarafı” olur mu?
Yanlış, yanlıştır.
Hangi partiden, hangi görüşten olursa olsun…
Bugün “bizden” diye görmezden geldiğimiz her yanlış,
yarın büyüyerek hepimizi içine çeker.
Üzücü olan şu:
Toplum olarak “senin hırsızın, benim hırsızım” demek yerine,
adeta “senin ahlaksızın, benim ahlaksızım” noktasına geliyoruz.
Oysa olması gereken çok basit:
Toplum önünde ahlaksızlık yapan kim olursa olsun,
alkışlanmamalı… sahiplenilmemeli…
dışlanmalıdır.
Çünkü bir toplum, yanlışı normalleştirdiği gün
en büyük zararı kendine verir.
Ve unutmayalım…
Ahlak kaybolursa, geriye hiçbir şey kalmaz.