18 Haziran 2026 - Perşembe

Mezuniyetin de Bir Ölçüsü Olmalı

Eskiden mezuniyet denildiğinde aklımıza ortaokul, lise ve üniversite gelirdi. İnsan bir eğitim basamağını tamamlar, emek verir ve bunun sonunda bir mezuniyet töreni yapılırdı.

Yazar - FATİH MUHCU
Okuma Süresi: 3 dk.
FATİH MUHCU

FATİH MUHCU

fatihmuhcu@hotmail.com - 05462369940
Google News

Eskiden mezuniyet denildiğinde aklımıza ortaokul, lise ve üniversite gelirdi.

 İnsan bir eğitim basamağını tamamlar, emek verir ve bunun sonunda bir mezuniyet töreni yapılırdı.


Şimdi ise durum biraz farklı.
Anaokulunda mezuniyet, ilkokulda mezuniyet, ortaokulda mezuniyet, lisede mezuniyet, üniversitede mezuniyet…


Neredeyse çocuk okula adım attığı andan itibaren her yıl bir tören, her yıl yeni bir organizasyon, her yıl yeni bir masraf.


Üstelik iş sadece mezuniyet törenleriyle de bitmiyor. Öncesinde 23 Nisan kıyafeti, ardından 19 Mayıs kıyafeti, sonra yıl sonu gösterisi kostümü derken velilerin cebinden çıkan para her geçen gün biraz daha artıyor.


Bu noktada insanın aklına şu soru geliyor:
Gerçekten bütün bunlar çocuklar için mi yapılıyor, yoksa ortaya yeni bir sektör mü oluştu?


Bugün birçok okulda etkinlikler için belirli firmalardan kostüm kiralandığını görüyoruz. Bir günlük kullanım için ödenen ücretler bazen kıyafetin satın alma bedeline yaklaşıyor, hatta onu geçiyor. Veliler de mecburen bu sisteme dahil oluyor.


Elbette her etkinlik için ayrı ayrı kıyafet satın almak yerine kiralamak ekonomik görünebilir. Ancak bu organizasyonların arkasındaki ticari döngünün de sorgulanması gerekiyor. Çünkü bu firmalar okullara kendiliğinden gelmiyor. Velilerin kafasında oluşan soru işaretlerinin giderilmesi için süreçlerin şeffaf olması gerekiyor.


Daha da ilginci, bazı etkinliklerde eğitimle bağdaştırmakta zorlandığımız uygulamalarla karşılaşıyoruz. Anaokulu çağındaki çocukların yıl sonu programlarında ellerine kına yakılması gibi örnekler gerçekten düşündürücü.
Eğitim; gösteriş yarışının, organizasyon merakının ya da ekonomik bir döngünün merkezi olmamalıdır. Okulların önceliği çocukların eğitimi olmalıdır.
Veliler zaten hayat pahalılığıyla mücadele ediyor. Eğitim sistemi ise ailelere yeni yükler eklemek yerine onları rahatlatmalıdır.


Tüm bu yaşananlar karşısında Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve il-ilçe milli eğitim müdürlüklerinin konuya kayıtsız kalmaması gerektiğini düşünüyoruz. 

Okullarda düzenlenen etkinliklerin velilere getirdiği mali yükler, kostüm kiralama süreçleri ve organizasyonların eğitim amacına ne kadar hizmet ettiği konusunda kapsamlı bir araştırma yapılmalıdır.


Eğitim kurumlarının ticari tartışmaların değil, eğitimin merkezi olması gerektiğine inanıyor; yetkilileri bu konuda gerekli incelemeleri yapmaya davet ediyoruz.


Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Çocuklarımızı mı eğitiyoruz, yoksa mezuniyet organizasyonları mı düzenliyoruz?

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları