Yazı Detayı
07 Ocak 2019 - Pazartesi 21:46 Bu yazı 400 kez okundu
 
Dilsiz Çoban '' Nurettin ''
Coşkun Ağasar
61agasarhaber@hotmail.com
 
 

Sanırım çoğumuz biraz yalancı,biraz gösterişli,biraz desinler hastası,biraz...

 

Tâ ki ucu kendimize dokunana kadar bir 

bilgelik abidesiyiz adeta...

Herbirimiz yaradılanı yaradandan ötürü severken,hiçbirimiz görünüşe önem vermeyiz sözde...

 

         ....DİLSİZ çoban NURETTİN....

 

  Tam 50 yıllık ömrü çobanlık yaparak geçti,herkes gibi çalışarak,düşünerek,

ağlayarak fakat,hepimizden farklı hiç konuşmadan tam 50 yıl...

 

Henüz ilkokula baslamamıştı,akranlariyla gülüp oynayan topaç gibi bir çocuktu...

 

  Birgün aniden geçirdiği menenjit hastalığı,bütün hayatını etkileyerek onu kendi sessiz dünyasına hapsetmişti.

Konuşuyorken konuşamamak,gülerken içten içe ağlamaya mahkûm olmak...

 

Onun için bütün hayatını etkileyecek kederli,çetin yıllar henüz başlıyordu.

 

  Ailesinin geçim kaynağı çobanlıktı,o yıllarda dilsizler için okullar veya eğitim yuvaları da yoktu. Dilsiz bir hayat onu önce arkadaşsız,sonrasında sadece ailesi ve koyun sürüleriyle sessiz bir hayat yaşamaya mecbur etti.

 

  Çocukluk ve gençlik yıllarını,

çevresindeki sözde köylüleri ve bütün yaşamını başkalarının eksiklikleri üzerinden dedikodular yaparak geçiren bir grubun gözünde o,koyun çobanı dilsiz ve önemsiz biri olarak geçirmişti.

 

Zaman zaman kendisiyle yaptığım sessiz muhabbetlerimiz çok neşeli ve hatıralarla doludur.

 

Dilim yok diye gönlümü de yok gördüler napalım,iki tatlı sözüm olmasa da,iki tatlı ısırığım olurdu lâkin,kadere razıyım dediği kulaklarımda çınlar.

 

Nice akıl özürlüsü ve eli bir iş tutmayan kişilerle evlenip,

sadece konuşma yeteneğini sonradan yitiren ve kimseye muhtaçlık duymadan yaşamını idâme ettiren bu sessiz ve yakışıklı delikanlıya varmayan kızlara da ayrı yanarım...

 

Dili olmadığı münasebetiyle aklının da olmadığını zanneden nice akılsızlara vereceği dersi çoktu aslında,tabii ki bir dinleyeni bir anlayanı olsa...

O,sadece bir çoban değil,evinde yaşlı annesinin hizmetlerini de gören bir işçi ve iyi bir tüccardır aynı zamanda...

 

Kendisini uyanık zannedip koyunlarını ucuza kapatıp elinden almak isteyen çok kişiye anladıkları dilden izah etmek de farklı özelliklerinden biridir.

 

  Nurettin'i yaşadığı Ağasar deresinde tanımayan pek azdır. Onun kimseyle bir takıntısı olmamasına karşın,çoğu kişinin ona karşı husumeti vardır.

Öyle ki,aldığı devlet yardımlarından ve engelli maaşından tutun koyunlarının hesabına varana kadar hesap tutan bir sürü maliye dedektifleri gibi çalışan,yüzüne gülen mikroplar vardır.

 

  Yaptığımız iki günlük yayla yolcuğu sırasında,onun aslında sadece bir koyun çobanı değil,kibar,alçakgönüllü,

hayvanlarına ve bizlere verdiği emek ve değer münâsebetiyle,yüksek sorumluluk sahibi ,anlayışlı...

Evet anlayışlı " verdiğimiz bir yemek molasında,

kendisinin ortadan kaybolduğunu anladığımda htiğim şeyin gördüklerimden farklı olmadığını gördüm.

 

Bizim aynı sofrada yemek yerken ondan tiksineceğimizi düşünmüş olmalı ki,gözden ırak bir tepenin ardında yalnızca yemek yediğine şahit olmuştum." Böyle ince düşünen birileri hâlâ var mıdır diye,bir sorun kendinize bakalım...

 

Bu onun karakteristik özelliğidir,içim burularak da olsa öğrendim artık... ve onunla ilgili saydığım diğer özelliklerin hepsi için bir örnek verebilirim lâkin; 

  Hikâyemin başında bahsettiğim nice, faizle mal biriktiren âlimlerin"yaradılanı yaradandan ötürü severiz" demesi ve, sadece konuşma engelli olduğu halde"görünüşe önem vermeyiz"diyen gösteriş abideleri sonradan görmeler...

 

  Acaba,Nuretin'in güttüğü düzinelerce koyunların,arkalarında bıraktığı gübre kadar faydaları var mıdır kendilerinden başkasına... bilmek isterim?

                                 Coşkun AĞASAR

 
Etiketler: Dilsiz, Çoban, '', Nurettin, '', ,
Yorumlar
Haber Yazılımı