Haber Detayı
21 Şubat 2016 - Pazar 00:34 Bu haber 436 kez okundu
 
Üsküdar
BÖLGEDEN Haberi
Üsküdar

Üsküdar’da oturan bir yurttaş, Üsküdar Belediyesi’ne bir müracaatta bulunuyor. Konunun doğal zamanı içinde yurttaş cep telefonundan aranıyor, müsait olmadığı için telefona bakamıyor. Müsait olunca telefonundaki arayanlar kaydından geri arıyor. Üsküdar Belediyesi santrali düşüyor. Yurttaş, santral görevlisine durumu izah ediyor. O da tahminler yürütmeye başlıyor. Şudur! Bağlıyor. Değil! Budur! Bağlıyor. Değil. Odur! Bağlıyor. Değil… Ertesi gün yurttaş aynı numaradan yine aranıyor ve yine müsait değil! Müsait olunca tekrar arıyor. Aynı hikâye tekrarlanıyor. Bir sonraki gün yurttaş işinden izin alarak, Üsküdar Belediyesi’ne gidiyor. Konuyu iletiyor ve aynı tahmin döngüsüne bir de koridor ve merdivenlerde kondisyon döngüsü ekleniyor. Yurttaş kendisinin daha önce bir mesele için belediyeye müracaatı olduğunu ve kendisinin bu nedenle “olumlu ya da olumsuz” geri bildirim için aranmış olabileceğini söylüyor fakat nafile. Yine bir koridor diplomasisi döngüsü ve elde var sıfır. Geçen yıl altmış yaşlarında, elli yıldır Üsküdar’da yaşayan bir emekli Trabzon kökenli hanımefendi; “Üsküdar Belediyesi benim evimin bahçesine çakıl ve üzerine beton döktü ve ben ilgililere ulaşıp, arazinin yol olmadığını, kendime ait özel mülk olduğunu anlatıp işlemi durdurana kadar betonun donduğunu ve sulanmadığı için çatlaklar oluştuğunu” anlatmıştı. Ben de mübalağa ediyor diye inanmamıştım… Benim evimden birisi aranınca ben basit bir el cihazımdan evden kimin arandığını, saat kaçta arandığını ve ne kadar süreyle konuşulduğunu, beni kimin ve hangi saatte aradığını ve konuşma sürelerini bilebiliyorum. Üsküdar Belediyesi kendisini kimin aradığını ve kendisinden kimin, kimi aradığını ve neden aradığını bulamıyor, kim bilir belki de bulmuyor. Evinin bahçesine beton dökülen hanımefendi, yanına başka bir hanımefendi daha alarak Sayın Belediye Başkanıyla görüşmek ve konuyu arz etmek istiyor. Kendilerine randevu verilmiyor. “Bize söyleyin” muhabbeti devam ediyor. Onlar da “size ve diğerlerine defalarca hem telefonla hem de yüz yüze söyledik. Sonuç alamadık. Biz Sayın Belediye başkanımızla görüşmek istiyoruz.” diyorlar. Sayın Belediye Başkanının kapısındaki sekreter/kalem “başkan yok” diyor. Bürokrasiden emekli olan hanımefendi “kızım içeriden gelen ses başkana aitken bize yok diyorsun, ben bu işi otuz yıl yaptım. Ayıp” diyor ve binayı terk edip ön kapının karşısında bir banka biraz dinlenmek amacıyla oturuyorlar. 10-15 dakika sonra Sayın Başkan ön kapıdan çıkıyor ve etrafını bir topluluk sarıyor. Kalabalığa dalmak istemedikleri için ibret ve hayretle izlemekle iktifa ediyorlar. Emekli hanımefendi diğerine “kızım ben sana demedim mi, işte hep böyle, eksik olan insana saygıdır” diyor. Üsküdar Belediyesi, hantal, sağır ve duyarsız sistemsizlikten acilen kurtulmalıdır. Üsküdar gerçek olan bir imparatorluk rüyası görülen beldedir. Üsküdar’ın bu içe kapanık hantallığa değil, sistemik bir sosyal işleve, kuşatıcı bir kültürel vizyona, fonksiyonel ve etkin bir idari aksiyona ihtiyacı vardır. Sayın Belediye Başkanı bize inzal etmez ve dolayısıyla kulak vermez. Fakat kendisinin kulak verebileceği mercilerin kendilerini uyarması elzemdir… Merkezi senfoniye akort olamayan ve merkezi makro projelerin rüzgârıyla yürüyen bir maneviyatla, Boğaz’ın akıntısında karşı yüzülemez. Üsküdar Belediyesi’nin bu kadar basit sorunları bile aşamayacak durumda olması trajik, hem de çok…
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Hakan Yakın
Etiketler: Üsküdar,
Yorumlar
Haber Yazılımı