google-site-verification=wgtbr02JT7dYyZ1IBRDtqtQdIxvWvgm3_rEV0b7tYNc
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Pira Yanık Vefat Etti
Pira Yanık Vefat Etti
Araştırma
Araştırma
Haber Detayı
03 Mart 2016 - Perşembe 23:50 Bu haber 438 kez okundu
 
Şu kadına haddini bildirin!
BÖLGEDEN Haberi
Şu kadına haddini bildirin!

Sosyal medyadaki yorumlara bakınca, Almanya’nın Dortmund şehrindeki “Trabzon Günleri” hakkında, ayrıca Trabzon Günleri’nin sayısının gittikçe artması ile ilgili eleştirel yaklaşımlar olduğunu görüyoruz. Gözlemci emekli bir öğretmen hanım kardeşim WhatsApp üzerinden Dortmund’dan bir sayfalık yazı göndermiş. Onun gözlemleri ve değerlendirmeleri daha objektif; artıları, eksileri ile değerlendirmelerde bulunmuş. Özellikle belediyeler tarafından yapılan hazırlıklar, düzenlemeler, verilen emekler, taktir toplarken ve beğeni alırken, Alman medyasının bu etkinliklere hiç yer vermemesi ve Dortmund belediye başkanının ziyareti dışında bu etkinliğe Alman halkının hiç ilgi göstermemesi, Dortmund’da yine biz Trabzonluları birbirimizle baş başa bırakmıştır. Tam anlamıyla söylemek gerekirse, Almanya’da biz bize birkaç güzel gün geçirdik denilebilir. Kültür ürünlerimizi ve Trabzon’umuzu Almanlara tanıtmaktan daha çok, gurbetteki işçilerimizle Türkiye’den gelenler buluşmuş, birbirleriyle hasret gidermiş, gurbetçilere ev ziyaretleri yapılmış, şehir gezileri düzenlenmiştir… Belki bu ilk olduğu içindir, zamanla tespit edilen eksikler giderilir diye temenni ediyoruz. Dortmund’daki “Trabzon Günleri”nde birkaç dostumuzun Günebakış Gazetesi sahibi Sayın Ali ÖZTÜRK ile gerçekleştirdiği ayaküstü özel söyleşide şahsımızı yâd etmiş olmaları, güzel cümlelerle değerlendirmiş olmalarından duyduğum memnuniyeti de ifade etmek isterim. Biz de herkes gibi gönlümüz okşanınca mutlu oluyoruz… Bize her yer Trabzon!”… Bu slogan biz Trabzonluların kulağına çok hoş geliyor olabilir. Ama Trabzon dışındaki çevrelerde kötü bir imaj olarak algılanıyor. Bu gerçeği dikkate almak gerekir diye düşünüyorum. Artvin’deki, önceliğimiz maden mi, ağaç mı? tartışmasını ele alayım diyorum. Bakıyorum, aza koyuyorum almıyor, çoğa koyuyorum dolmuyor. Yukarısı bıyık, aşağısı sakal! Çünkü ya maden taraftarı olmuşuz ya da yeşil taraftarı... Herkes kararını vermiş, ya da birileri öyle istiyor. Yani yeşile karşı olanlar var, bir de madene karşı olanlar var… Hangi tarafın gözü ile bakacaksınız ki doğru olsun? Sanki, hem maden, hem de yeşil birlikte kazanılamazmış gibi… Bir orta yol bulunmalıdır. O zaman gerginlikten medet umanların iştahları kursaklarında kalacaktır. Şehitlerin en yoğun olarak geldiği, yüreklerin yandığı, kaygıların ülke genelinde zirve yaptığı bir dönemde, İstanbul’daki Trabzon kültür ve yardımlaşma derneklerinin arka arkaya geceler düzenlemesi pek hoş karşılanmadığını da belirtmeden geçmek istemiyorum. Rusya ile Amerika arasında varılan Suriye’deki ateşkes anlaşmasının aslında, Türkiye’nin angajman kuralları diyerek yapmış olduğu top atışlarını ve muhtemel bir kara harekatını önlemeye dönüktür. Yoksa Rusya ve Amerika Daeş’i bahane ederek önceden olduğu gibi saldırılarına yine devam edeceklerdir. Hani bu konuda Birleşmiş Milletler nerede? İki devlet mi karar veriyor? Kendileri karar verip bombalıyor, kendileri karar verip ateşkes diyor… Garip bir durum. İşte o zaman “Dünya beşten büyüktür” çok yerinde ve cesaretle söylenmiş bir cümledir diyoruz. Duruma bu açıdan da bakmak gerekir. On dokuz sene önce yaşadığımız, “bin yıl sürecek” denilen “28 Şubat darbesi” ve sürecinde, sırf başı kapalı diye, milletin seçtiği bayan milletvekilini kastederek, meclis kürsüsünden vekillere “Şu kadına haddini bildirin!” denilmesinin ardından milletin meclisinden milletin vekilinin, “Dışarı!” “Dışarı!” diye tempo tutularak kovulduğunu üzüntü içinde hatırlıyorum. Hepinizi saygı ile selamlıyorum.
Kaynak: (Ş.G) - Şalpazarı Gündem Editör: Şalpazarı Gündem
Etiketler: Şu, kadına, haddini, bildirin!,
Yorumlar
Haber Yazılımı