Haber Detayı
21 Şubat 2016 - Pazar 20:31 Bu haber 640 kez okundu
 
SİS DAĞI’ NA GİDERKEN
BÖLGEDEN Haberi
SİS DAĞI’ NA GİDERKEN

  Bir zamanlar, Beşikdüzü’ndeki karayolları köprüsü üzerinde Ağasar Deresi’ni işaret eden tabelanın üzerinde ‘Akhisar Deresi’ yazısının görülmesi üzerine yöre halkının gerekli yerlere başvurması sonucu, bu isim tekrar ‘Ağasar Deresi” şekline dönüştürülmüştür. Ancak Ağasar Deresi adının Akhisar’dan geldiği doğrudur. Ağasar Deresi tamlamasındaki Ağasar sözcüğü, Beşikdüzü Limanı Adacık altındaki kara taş ve beyaz kireçten yapılmış olan hisardan gelmektedir. Bu hisarın bugün ancak temel kalıntıları mevcut olup eski alini bilenler vardır. Eski adıyla Yobol (Çeşmeönü) altındaki bu hisar, bölgedeki önemli bir belirleyici unsur olmuştur. Sis Dağı; Trabzon şehir merkezinden 85km., Beşikdüzü sahilinden 38km. mesafede, bölgenin sahile yakın en yüksek dağıdır. Sis Dağı’nın en yüksek yeri, Halil Evliya Tepesi’dir ve denizden yüksekliği 2182m.dir. Bu yükseklikten manzarayı, Güneş’in doğuşu ve batışını izlemek gerçekten çok özel bir tutku ve ayrıcalıktır. Kireçhane, Üvezli Alan Çamlığı, Hanyanı Düzlükleri, Kalpakkaya, Sandık Gölü ve şelalesi, çam ağaçları içinde kıvrılan şose ve patika yollarıyla doğal bir yürüyüş ve koşu parkurudur. Çamların kokusu, gökyüzünün doyumsuz seyri, karpuzu çatlatan soğuk suyu, kavurmanın lezzeti Sis Dağı’na özeldir. Topuk çimleri ile Camış Düzü, kuş uçuşu bakışı ve efsanesi ile Kanlıkaya görülmeli; hikayesi bir bilenden dinlenmelidir. Kışın her türlü kış sporları için, yazın çim kayağı için çok elverişli doğal bir parkur ve sit alanıdır. Pazar yeri 1850-1900 m.de kurulmuştur. Açık sergi satışları yanında restoranı, kahvehanesi, çay ocağı, bakkalı, kasabı, manavı, oteli, camii, halka açık modern tuvaleti, doğal menba suyu vardır. Kavurması meşhurdur. Hazır kavurmacılar mevcuttur. Sofralar, topuk çimler üzerinde kurulur, soğuk sular bakır taslarda içilir. Yayık ayranı ve taze katıksız tereyağının lezzetini, tadanlardan dinlemelidir! Her yıl temmuz ayının dördüncü cumartesi günü geleneksel “Otçu/Kaynak Sis” şenlikleri düzenlenir; binlerce insan bu şenliklere katılır; davul -zurna- kemençe etrafında halka oluşturur, el ele tutuşur, horon oynar; dostluğu, kardeşliği, barışı sergiler. Şenliklerde sağlık ve güvenlik hizmetleri de verilmektedir. Şalpazarı İlçesinin en önemli yükseltisi Sis Dağı’dır. Sis Dağı’ndan bazı yıllar karın hiç kalkmadığı görülür. Sis Dağı, adını, üzeri ve eteğinin çoğunlukla sisli olmasından almıştır. Bazen tepeleri güneş iken eteklerine sis göllenmekte, bu manzara üstten deniz gibi görülmektedir. Ye kavurmayı, iç soğuk suyu; yalın ayak yürü topuk çimler üzerinde; doldur ciğerlerine temiz ve serin havayı; seyret manzarayı!.. İşte burası Sis Dağı; gönül ve sevgi otağı; Çepni diyarı... Bir başkadır Ağasar, bir efsanedir Sis Dağı!.. Sis Dağı, Geyikli’den başka Eynesil, Görele, Beşikdüzü ve Şalpazarı diğer köylülerinin sayfiye yeridir. Sis Dağı yaylası için halk arasında; “Mal yaylası değil, can yaylası” deyimi yaygındır. Sis Dağı’ndaki meşhur sular şunlardır: ‘Üvezlialan Suyu’, ‘Acemuğun Suyu’, ‘Pazarlık Suyu’, ‘Dokuzoluk’ ve ‘Erkeksu’. Halkın anlattığına göre Erkeksu’dan zaman zaman balık çıktığı da görülmüştür. Acemuğun Suyu ve Pazarlık Suyu, çeşmelidir. Diğer sular “şapşak” denen taş yalaktan akarlar. Çoğu günlerde dumanlı ve sisli havaların devam etmesi, bazıları için ayrı bir tercih ve zevk sayılabilir!.. Sis Dağı’ndaki Hanyanı, Kalpakkaya, Halil Evliya Mezarlığı, Sandık Gölü, Dokuzoluk, Erkeksu ve Çeğel Kaşındaki tarihi kalıntılar araştırılmalıdır. Eski bir medeniyetin burada hüküm sürdüğü kanaati vardır. Çeğel Kaşlarında, eskiden dağda otlayan hayvanların sütlerini, Görele köylerine akıtan olukların kalıntıları olduğu anlatılmaktadır. Hanyanı, eski bir yerleşim alanıdır. Adından da anlaşıldığı gibi burası, eskiden göçebelerin uğradığı, konakladığı han civarıdır diyebiliriz. 1.Dünya Savaşında (Rus işgali sırasında) Ruslar, Sis Dağı’nda bir sene kalmışlardır. Ruslar’ın çadır yatakları, Pazar alanı karşısındaki düzlüktedir. Rusların bu işgali sırasında (1915-1917) Karadağ’dan toplarla çevreyi döverlerken Sis Dağı’ndaki Halil Evliyasından, sabahlara kadar Rusların top seslerini duyanlar, yaşadıklarını anlatmaktadırlar. Yaşlılar bu toplara “Kudret Topları” derler. Halkın “Cinibiz Devri” (tarihteki Cenevizlilerle ilgisi olup olmadığı araştırılabilir) dedikleri devirde bu yaylada yerleşik bir hayat olduğu kanaati vardır. Bölgede eski ev yatakları görülür. Orman altında kalan yerleşim alanları olduğu sanılmaktadır. Abdullah GÜLAY gulayabdul@hotmail.com
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör: Hakan Yakın
Etiketler: SİS, DAĞI’, NA, GİDERKEN,
Yorumlar
Haber Yazılımı