google-site-verification=wgtbr02JT7dYyZ1IBRDtqtQdIxvWvgm3_rEV0b7tYNc
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Pira Yanık Vefat Etti
Pira Yanık Vefat Etti
Araştırma
Araştırma
Haber Detayı
24 Mart 2016 - Perşembe 23:33 Bu haber 487 kez okundu
 
Ders almayacak mıyız?
BÖLGEDEN Haberi
Ders almayacak mıyız?

İslam ülkelerinin durumu içler acısı… Oysa Müslüman olmanın Allah katında karşılığı böyle olmamalıydı! Müslümanlar; müreffeh, kalkınmış, dostluk, adalet ve barış içinde mutlu ve huzurlu bir süreç yaşıyor olmalıydı. Bu acı, bu gözyaşı, bu rezalet, bu aşağılanmışlık acaba neyin cezası, neyin bedeli ve neyin bir sonucu diye düşünmeden edemiyor insan! Yani Müslümanlar nerede hata yaptılar, veya halen hangi yanlışların içindirler ki bu zulüm kendilerine reva görülmektedir? İlk emri “oku!” olan ve bilimsel kalkınmayı emreden, sosyal adaleti toplumsal yaşamanın şartı sayan, çalışmayı ibadet kabul eden, her türlü temizliği sürekli tavsiye eden, çevreye duyarlı olmayı imanın gereklerinden sayan, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışmayı emreden İslâm Dini’nin mensupları nasıl böyle acınası durumlara düşebilir? “…… Allah, iğrenç azabı akıl erdirmeyenlerin üzerine gönderir.” (Yunus-100) Yani aklını kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır… Akıl en temel nimet ve özellik olarak sadece insana verilmiş ve insana aklını kullanması emredilmiştir. “Efelâ yağkilûn”; hâlâ akıl etmiyorlar mı, hâlâ ders almıyorlar mı? Diye de sürekli uyarı gelmiştir. Hâlâ ders almayacak mıyız? Akıl, nakille (vahiyle) desteklenmiş ve güçlendirilmiş iken vahyi dışlayan bir anlayışla inanç boşluğu oluşturan ve bu inanma ihtiyacını hurafelerle, bidat, zan ve kuruntularla, atalardan gelen efsanelerle dolduran; bilimsel gerçeklikten kopan, buna rağmen kendilerini hâlâ inanmış toplum olarak görmeye devam eden bir anlayışın acı meyveleri, son yaşananlarla bir kere daha ortaya çıkmıştır. “Ey iman edenler, iman edin….” Nisa-136’da İman edenlere tekrar çağrı var: Mevcut imanınızı gözden geçirin ve yeniden doğru şekliyle İman edin! Din zannettiğiniz uydurmalardan, hurafelerden ve bu hurafelere liderlik yapan aracılardan kurtulun! Buna rağmen ders almayacak mıyız? Bu bölünmüşlük, parçalanmışlık; alt birimlere ayrılmışlık nedendir? Oysa Allah tek, Resul tek, Kitap tek değil mi? Yol bir olmalı değil mi? Durum böyle iken, daha önce adını bile bilmediğimiz, duymadığımız parçalara ayrılarak; ya da bizi başkalarının parçalara ayırmasına izin vererek, sonra birbirimizi düşman ilân ederek saldırmanın, birbirimizi güya Allah adına boğazlamanın bir oyun, bir fitne, bir tuzak olduğunu neden düşünemiyoruz? Hâlâ ders almayacak mıyız? İslâm alemi bana göre Allah’ın emrettiği tek din ile değil, kendi uydurduğu dinler ile dindârdır; dolayısıyla çoklu din anlayışı ile bölünmüşlük içinde birbirine kindardır! Bu büyük bir gaflet ve akıl tutulmasıdır. “…O halde sen de dini Allah’a has kılarak O’na ibadet et”. (39/2) Farklı yollara girme, değişik telkinlere aldırma; sadece Allah’ın emirlerine ve Resul’un naklettiklerine itaat et, Allah’ın örnek kıldığı Resul’u kendine örnek olarak al. Bilgiyi asıl kaynağından öğren, düzmece aracılardan değil…! Böylece Allah’ın ipine sımsıkı sarılmış olursun. Eğer aracıları kendine gerçekten aracı zannedersen Allah’ın ipine (emrettiklerine, yoluna) değil, aracıların ipine, yoluna sarılmış olursun. O zaman yolun sonu senin de sonun olabilir… “Allah’ım, yalnız seni ilâh tanıyor, candan müslümanlar olarak sana teslim oluyor, saygıyla sana kulluk ve ibadet ediyor, yalnız senin yoluna bağlanıyor, sana boyun eğiyoruz. Gayretimizin, sabırla mücadeleye devamımızın başarıya ulaşması için sadece senden medet umuyor, bize arka çıkmanı istiyoruz”.(Fatiha-4) Başkalarının yoluna değil, başkalarının yardımına değil, senin yardımına muhtacız; ancak sana ibadet eder, ancak senden yardım dileriz, başkalarından değil… Hâlâ ders almayacak mıyız? “Allahʹın ipine hepiniz sımsıkı yapışın. Dağılıp ayrılmayın. Allahʹın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp ısındırdı ve siz Oʹnun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklar. (Âli İmran-103) Hâlâ ders almayacak mıyız? “Allahʹa ve Resulüne itaat edin; birbirinizle çekişmeyin, yoksa korkup gevşersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin, doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal-46) İnşallah bir gün kardeşler olarak sabahlarız.
Kaynak: (Ş.G) - Şalpazarı Gündem Editör: Şalpazarı Gündem
Etiketler: Ders, almayacak, mıyız?,
Yorumlar
Haber Yazılımı